












ve Selanik gezimizin en önemli durağıydı Atamızın doğduğu evi ziyaret etmek. çocukluk hayallerimden biriydi, özellikle de her 10 kasımda keşke bir fırsatını bulup gidebilsem derdim. ve kısmet, 2007 de bu fırsatı yakaladım..
Yunan arkadaşımız Yorgo'nun rehberliğinde kahvaltımızı yapıp yollara düştük, bir gün öncesinin nerdeyse 30 dereceyi varan havasına inat hava da içimizdeki hüzne ortak olmak istercesine kapandıkça kapandı soğudukça soğudu.
Selanik'in sessiz bir sokağına konuşlanmış ev insana huzur veriyor ve düşündürüyor, içerideki eşyaların tümü Topkapı sarayından getirilmiş, ancak evin mimarisine hiç dokunulmamış.. Buyuk denilebilecek bahcesi Türk konsolosluğuyla yanyana.
Özellikle son zamanlardaki gelişmeleri düşündükçe içimiz ürperiyor, Atam seni ne çok özlüyoruz, huzur istiyoruz, barış istiyoruz, toplumsal kutuplaşmanın son bulmasını istiyoruz, ama ne oluyor ne bitiyor, kimse bilmiyor sanki..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder