26 Nisan 2007 Perşembe

Selanik Olympos un eteğinde..

<



ankara-istanbul ve sonunda selanik..
Osmanlı zamanında Selanik daha cok göçmen şehri olarak bilinirmiş, İspanyol zulmunden kaçan yahudileri Osmanlı hukumdarları selanik'e yerleştirmiş, Uzun süre neredeyse Turklerin tekrar andoluya dönüşüne kadar selanikde uzun yıllar yunan nufusu azınlıkmış.
Selanik ile ilgili bir diğer önemli bilgi, Osmanlı dönemindeki çağdaşlaşma hareketlerinin çıkış noktası olması. yine eğer yanlış hatırlamıyorsam ittihat ve terakkinin de doğduğu yer, Nazım Hikmet'in ve tabii ki Atatürk'ün de doğduğu yer Selanik..
Gunumuzde nufusu yaklaşık 1,5 milyon. fotograflardan anlaşıldığı üzere beyaz evleriyle sahil şeridiyle İzmir'i anormal derecede anımsatmakta.
bizim kaldığımız semt Menememiydi :) neredeyse her yere yurume mesafesinde ulaşabiliyorsunuz, öyle buyuk şehrin bir kargaşası falan yok..
Şehrin kızları da oldukça bakımlı, gündüz vakti sanki hepsi laylaya gidio gibi süslenmiş giyinmiş geziyorlar :)
sokak cadde isimleri de pek hoş, yorgo diyor şimdi Aristotelous meydanına gidiyoruz ordan socrates'e bişiler danışıp eve gitcez :P Antik Yunana bu kadar bağlı olmaları çok güzel ancak modern Yunanistan için aynı çabayı göstermemeleri de düşündürücü doğrusu..
efenim bu güzel şehrin takımlarını yakından tanıyoruz, belalımız Aris, Paok ve Iraklis.
Selanikdeki ilk gecemiz uyumakla geçti diyeceğim, ama biraz sıkıntılısından öyleki gecenin bir vakti, Ewanın çığlığıyla sarsıldım, ama yarı kapalı bilincim ne olduğunu anlayamadan tekrar kapanmıştı ki bu sefer de yan odadan Şafak'ın ağlamaklı sesi duyuldu, allahım neler oluyordu derken ben tekrar uykuya dalmışım :) sabah işin aslı anlaşıldı Ewa yataktan düşmüş ama öyle böyle değil, allahım gülmekten ben de sandalyemden düşicektim walla, Şafak da kabus görüyormus..
ertesi günü Yunanistan erovizyon grubuyla tanıştık ve kendimize gelelim biraz dedik ve tavernaya gidip Yunan salatası ve peynir kızartmasına verdikleri "Buyurdu" yu yedik..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder