1 Nisan 2007 Pazar

Tolga'dan haber var :)


Kankaların Kankası, grubumuzun "guru"su :)
Bilmediği şey var mıdır diye düşünürüm bazen.. bir ara o kadar çok okudu ki
allahım dedik bu çocuk uçacak..
Tolga Işık'ın sınıf arkadaşı olur, Işık'tan farklı olarak kendisiyle bir iki kelam etmişliğim vardır, nitekim periyodik olarak notlarımı sorar, sonra sinir olup arkasını dönüp giderdi :))

Okul dönemindeki tek hayali olan ABD'ye gitmek 11 Eylülle
birlikte ikiz kulelere gömülürken, bir ara web tasarımcı mı olsam dedi, sonra ithalat ihracat işine merak sardı, sonra yok bunlar çok karışık ben italyanca öğrencem dedi, iyi dedik hadi en mantıklı görünen yabancı dil öğrenip bi şekilde para kazanmak.. ama yok o da tutmadı :)) Tabii tüm bunlar olurken kızılay'ın göbeğinde bir inşaat şirketinin muhasebeciliğinden, alımına satımına her turlu işleriyle uğraşıyordu, temizlik hariç :) zaten o da yapılmıyordu büroda, Işıkla iş çıkışı arasıra uğradığımızda allah aşkına Tolga aradığını nasıl buluyorsun diye az dalga geçmezdik, tabii bu arada haftada 3 kere beni 2 kere Işık'ı ve Ferhunde'yi arayarak kaybettiği çeklerden ve dekontlardan yakınıp ne yapacağını soruyordu, her seferinde Hale bu sefer işim bitti cidden yok her yere baktım derdi! her seferinde bir yerden çıkıyordu o dekontlar.. biz de rahat bir nefes alıyorduk.. neyse italyancadan da pek bişi çıkmadı :))Yalnız bürosuna her uğradığımızda biz de dayanamayıp bir iki kelime öğreniyoduk ciaoo come stai, o kadar karışıklığın içinde italyanca kitapları en üstte duruyordu :))neyse sonra Tolga bir Çince muhabbetine girdi, Işıkla ben şaşkın gözlerle izliyorduk kendisini yok artık bu kadar da olmazdı, bu kadar hayal dünyası yeterdi yani şimdiye kadar arkadaşımızsın canımızsın dedik sustuk, ama yeterdi artık ayakların yere basmalıydı :)) ama bizler iyi arkadaşlarız yine sesimiz çıkmadı-iyiki de-, ve 4 yıl Tömer'e aralıklarla taşındı arkadasımız ama ciddiye alan var mıydı yoktu tabii :))arasıra bize çince bir iki kelam ediyordu, he diyip geçiyorduk :)) gel zaman git zaman, Tolga ben kokartlığımı alıp rehber olucam dedi, sınavlara girdi çalıştı çalıştı, yalnız tüm bunlar olurken ne hayatının önemli bir parçası olan sinemayı ihmal etti, ne de bizi, bu nedenle kendisine hep gıpteyle bakmışızdır.. Tolga tüm Türkiye'yi gezdi, kokartını aldı ve resmen de çince rehberi oldu, hani derler ya impossible is nothing, O her zaman bu cumlenin gözümüzün önünde capcanlı örneği olmuştur..Onun başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Biz bunu bilir bunu söyleriz.. Hem sadece başarısı kendisiyle sınırlı kalmadı, o aynı zamanda bizim psikoloğumuzdur, ne zaman canımız bir şeye sıkılsa, hayat anlamsızlaşsa ağır gelse çökse bir blut gibi üzerimize, aranacak numara bellidir(ifşa ediyim mi!!), sakin ve bilge sesiyle sakinleşmemiz sadece 5 dakika sürer. Tamam bazen biraz zaman aldığı da olur :)) ama sonuç bellidir, yepyeni olarak rutin hayatımıza döneriz..
Tolga tüm bu işlerin işinde yazmaya, romanlarına ve yönetmelik denemelerine de devam etti, şu anda halihazırda birkaç tane kitap ve senaryo denemeleri mevcut ama kucuk bi sermaye sorunu var :))İlerde bir David Lynch olucak Tolga hiç kuşkum yok, hatta unutma Tolga Oscar törenine beraber gidicez valla bana söz verdin,Yasemin, Işık falan sonra karıştırma :))bak belgeliyorum da şimdiden..
Bir şey daha açığa çıkaralım burdan Tolga, hani şu arkadaşlık piramidin var ya :)ben uzun süre 2. bölmedeydim, çine'e gitmeden önce ilk sırada bendim, yalnız kuşkuluyum sen herkese mi aynısını söylüyorsun acaba :))lütfen şu piramide de bir açıklık getir bilelim konumumuzu :))

yaklaşık 7-8 ay önce Istanbul'a taşındı, ve profesyonel rehberliğine ilk adımı attı, ve 2 ay önce de Çin'e gitti :)) Çincesini daha iyi bir seviyeye çıkarmak için..
ve az önce beni aradı, Hale dedi sana bir haberim var, söyle Tolga dedim, dedi ki saçımı boyattım :)) evet kankagiller haberiniz ola Tolga sarışın olmuş, zannediyorum çinli kızlar sarışınlardan hoşlanıyormus ve bu nedenle böyle bir karar almış :))
ee ben de Tolga Çinli bir gelin istiyoruz,(tabii ucuz çin malları dışında, görüntülü cep telefonu, çin giysileri dışında, bilahere bir liste göndericem :)) dedim, dur bakalım Hale dedi sabır :)) Peki Tolga sabır, walla biz burda seni çok özledik, sensiz ne doğumgunlerinin, ne de geleneksel tabu oyunlarımızın bir tadı var,
ama esas olan senin mutluluğun, bu arada bana en son çince rehberliğinden de sıkılmak üzere olduğunu ve psikoloji okumak istediğini söylemiştin değil mi, destekliyoruz Tolga sonuna kadar taa ki fındık bahçeleri alana kadar :))
Yolun açık olsun canım kardeşim kendine iyi bak uzak memlekette..

1 yorum:

  1. tolgacım canım kankamız. umarım çinde biraz toparlar da kesin kararlarla döner buraya. gelince de görürüz bakalım nasıl olmuş sarı kanarya.. hihihi.. kızmaz umarım bunları okuyunca. gelsin artık çook özledik onu biz. bir eğlenelim, uçcuz bucaksız derin mevzularda sohbet edelim, ordan oraya tartışalım. seni çok seviyoruz tolgacım.

    YanıtlaSil